ANA YAKLAŞIM
Projenin temel yaklaşımı, Samsun’un dönüşmekte olan kıyı bandında yeni bir kamusal merkez üretmek ve bu merkezi mevcut kentsel yaşam örüntüsüne güçlü biçimde eklemlemektir. Yarışma alanı bugün kent merkezinin periferisinde kalan, ancak yakın gelecekte ulaşım yatırımları, kıyı kullanım kararları ve yeni kamusal programlarla birlikte Samsun’un yeni odaklarından birine dönüşme potansiyeli taşıyan kritik bir eşikte yer almaktadır. Bu nedenle proje, yalnızca bir belediye hizmet yapısı üretmeyi değil; kıyı, ulaşım, kamusal yaşam ve gündelik kent deneyimi arasında süreklilik kuran yeni bir kentsel topoğrafya oluşturmayı hedeflemektedir.
Alanın en önemli potansiyellerinden biri, tramvay hattı, otobüs durakları, kıyı bandı ve yakın çevredeki mevcut kentsel odaklarla kurduğu ilişkidir. Saathane Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, Samsun Gar Meydanı, Piazza AVM, Anneler Parkı ve Canik Belediyesi gibi farklı karakterlerdeki kamusal odakların oluşturduğu kentsel ağ, proje alanını yalnızca fiziksel değil, sosyal ve kültürel olarak da güçlü bir geçiş noktasına dönüştürmektedir. Tasarım bu ilişkileri kopuk parçalar olarak değil, birbirini besleyen bir kamusal sistem olarak ele almaktadır.
Bu nedenle öneri, kendi içine kapanan anıtsal bir kamu yapısı üretmek yerine; kentsel akışların içinden geçtiği, gündelik yaşamla temas eden, kıyıya ve yeşil sisteme eklemlenen geçirgen bir kamusal alan organizasyonu olarak geliştirilmiştir. Yapı ile açık alan arasındaki sınırlar mümkün olduğunca belirsizleştirilmiş; kamusal yaşam yalnızca meydanda değil, örtü altında, teraslarda, avlularda ve kıyıya uzanan kamusal rotalarda süreklilik kazanmıştır.
Projenin en temel kararlarından biri, kıyı ile kent arasındaki ilişkiyi yeniden kurmaktır. Günümüzde ulaşım altyapısı ve taşıt yoğunluğu nedeniyle parçalanan yaya hareketi, önerilen kamusal omurga aracılığıyla yeniden bütünleştirilmiştir. Kıyı bandından başlayan yeşil süreklilik, proje alanı üzerinden Millet Bahçesi’ne kadar uzanmakta; böylece yalnızca fiziksel değil ekolojik bir koridor da tanımlanmaktadır. Bu yeşil omurga, aynı zamanda meydanın geometrisini, yaya hareketlerini ve yapı yerleşim kararlarını belirleyen temel mekânsal organizasyon aracına dönüşmektedir.
KENTSEL TASARIM KARARLARI
Kentsel Örüntüye Eklenme
Proje, yarışma alanını Samsun’un kıyı boyunca gelişen kamusal sisteminin bir parçası olarak konumlandırır. Bu nedenle tasarım kararları yalnızca yapı ölçeğinde değil; ulaşım bağlantıları, yaya hareketleri, kamusal odaklar ve kıyı kullanımı üzerinden geliştirilmiştir. Kent içinde farklı karakterler taşıyan mevcut odaklar; tarihsel merkezler, ticari alanlar, rekreasyon bölgeleri ve ulaşım düğümleri olarak okunmuş; proje bu parçalar arasında yeni bir bağlayıcı merkez oluşturmayı amaçlamıştır. Tramvay hattı boyunca dizilen kamusal odaklar arasında süreklilik kurularak alanın kent ölçeğinde erişilebilirliği artırılmıştır.
Özellikle toplu taşıma bağlantıları tasarımın belirleyici girdilerinden biri olmuştur. Tramvay durağı, otobüs hatları ve yaya akışları bir arada değerlendirilmiş; proje alanı kentlinin gündelik hareketi içinde içinden geçtiği bir kamusal eşik olarak ele alınmıştır.
Kıyı ve Yeşil Omurga İlişkisi
Kıyı bağlantısı projenin ana mekânsal kararlarından biridir. Öneri, kıyıyı yalnızca manzara ya da rekreasyon alanı olarak değil; kamusal yaşamın sürekliliğini sağlayan temel bir kamusal zemin olarak değerlendirmektedir. Bu doğrultuda önerilen yaya rotaları, bisiklet bağlantıları ve kamusal teraslar aracılığıyla kıyı ile yapı arasında kesintisiz bir ilişki kurulmuştur. Yapıya eklemlenen sosyal kent terası, kıyı hareketini doğal biçimde meydan kotuna taşımakta; böylece kıyıya geçiş yalnızca bir ulaşım kararı değil, gündelik yaşamın olağan bir parçasına dönüşmektedir.
Kıyıdan başlayarak Millet Bahçesi’ne uzanan yeşil omurga, proje alanını yalnızca fiziksel olarak değil ekolojik olarak da kent sistemine bağlamaktadır. Bu omurga, sert zemin baskısını azaltan, ısı adası etkisini düşüren, yaya konforunu artıran ve açık alan sürekliliği sağlayan temel peyzaj stratejisi olarak geliştirilmiştir.
Meydan ve Kamusal Topoğrafya
Uzun ve lineer parsel yapısı, yapı odaklı bir yerleşim yerine kamusal alan odaklı bir yaklaşım geliştirme fırsatı olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle proje, parseli dolduran bir yapı önerisi yerine; kamusal boşluklar, açık alanlar ve topoğrafik yüzeylerle çalışan bir kentsel zemin üretmektedir.
Önerilen meydan, yalnızca tören ya da geçiş alanı değil; farklı yoğunluklarda kamusal kullanımları barındıran sosyal bir kent topoğrafyasıdır. Yapının üst örtüsü erişilebilir bir kent parkı olarak tasarlanmış; açık alan kullanımı zemin kotuyla sınırlandırılmamıştır. Topoğrafik yüzey, meydan ile yapı arasındaki keskin ayrımı ortadan kaldırırken; farklı kotlarda kamusal deneyimler üretmektedir. Bu yaklaşım sayesinde yapı kütlesi geri çekilmekte, kamusal yaşam ise alanın baskın karakterine dönüşmektedir.
Ekip 
Cengizhan Aydın [FRONTWORKSHOP]
Emre Demirtaş [TOZWORKS]
Sedef Ülkü YILDIRIM, Peyzaj Mimarı
Elif Bengi GÜNEŞ YERLİKAYA, Şehir Plancı
Orhan İlkay ERGÜNEŞ , İnşaat Mühendisi
Yardımcılar
Şevval Büşra ÖZMEN, Mimar 
Suzan MECİTOĞLU, Mimar 
Meltem GÜLLER, Mimar 
Khusniddin KHAKIMOV, Mimar 
Danışmanlar
Sancar YONAR, İnşaat Mühendisi
Back to Top