BİR GÜNDELİK HAYAT ARABULUCUSU OLARAK SOSYAL KORİDOR
Bir Kıyı Yerleşimi Bağlamında Hopa İlçesi Kent Merkezi Fikir Projesi Yarışması, yalnızca Hopa için değil; baraj, otoyol, köprü ve havalimanı gibi mega projelerin kıskacı altındaki tüm kentlerimizin geleceğini tartışmak için önemli bir fırsattır. Zira kentlerimiz bugün büyük oranda sermaye ve merkezi iktidar tarafından şekillendirilen, yerel dinamiklerin çoğunlukla görmezden gelindiği ekonomi-politikaların etkinlik zeminidir. Tam da bu nedenle Hopa için geliştirilecek her öneri başta Karadeniz kıyı yerleşimleri olmak üzere coğrafyamızdaki planlama ve tasarım yaklaşımları için de referans olacaktır. Öneri bu gerçekliği dikkate alarak hem Hopa’nın yerel değerlerini hem de onu Hopa yapan ölçeklerarası ilişkilerin izini sürer. Hopa, periferisindeki birçok yerleşim yeri gibi suyun toplandığı ve denize ulaştığı topoğrafyaların bir parçasıdır; geniş bir havzalar ekosisteminin uzantısıdır.
Her dem yeşil Karçal Dağları, Balık Dağı ve Sultan Selim Dağları’nın bir armağanı olan Sundura Deresi ve kolları, zengin florası ve faunasıyla yaşamın kaynadığı bir ekosistem oluşturur. Bu doğal ilişkiler ağı, Hopa’nın tarihine tanıklık eden pek çok önemli düşünürü, sanatçıyı ve yaşam savunucusuna da ev sahipliği yapmıştır.
Tüm bu zengin niteliklerine rağmen, Hopa da birçok kentimiz gibi krizlere, afetlere ve rant odaklı dönüşümlere sahne olmaktadır. Şehrin ekosistemini ve Hopalıların yaşamlarını doğrudan etkileyen bu dinamikler, kentin gündelik hayatını zayıflatmakta ve kırılgan hale getirmektedir. Bu sorunlar; sel  taşkın ve heyelan gibi doğal afetlerden, sınır ticaretine bağlı araç ve tır yoğunluğu, otopark ve trafik gibi yönetimsel problemlere; yaya erişimi, rekreasyon, sosyal faaliyetler, spor alanları, kıyı kullanımı ve kamusal alanlardaki eksikliklere kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Hopa’daki bu sorunların çözümü yalnızca kentsel tasarım kararlarına dayandırılamaz; esas mesele bir yönetim sorunudur. Bu nedenle şehir planlama, mimarlık, peyzaj mimarlığı, tarih, sosyoloji, doğa bilimleri, su bilimleri ve hidrografya gibi disiplinlerden yararlanmak kadar, sürdürülebilir bir ekonomi-politika yaklaşımı geliştirmek de hayati önemdedir. İşte tam da bu yüzden, önerimiz disipliner sınırları aşarak hem uzmanlık gerektiren ‘teknik’ ve ‘taktik’ çözümleri hem de kısa, orta ve uzun vadeli ekonomi-politik revizyonları içeren ‘stratejileri’ bir araya getirmektedir.
Bu kapsamda “eksilme, onarım ve eklemlenme” adımlarına dayalı ve disiplinlerarası işbirliklerini öne çıkaran bir yol haritası sunulmaktadır. Bu öneri, Hopa’ya yeni yükler getirecek yapılaşma süreçlerini duraklatmayı ve kentin kendi dinamiklerini güçlendirecek ekonomik, sosyal ve kültürel üretimleri önceliklendirmeyi hedeflemektedir

EKSİLME: Ekolojik ve sosyal bir dönüşüm için söküm
Hopa’nın iyileşmesi için öncelik, yeni inşaatlardan ziyade, mevcut yapıların ekolojik ve yapısal yüklerini azaltmaya verilmelidir. Söküm, yalnızca bir fiziksel müdahale değil, aynı zamanda ekosistem ve ekonomi açısından kritik bir meseledir. Mevcut ekosistemin kısa ve orta vadede yeniden canlanmasını sağlayabilecek bu hamle, aynı zamanda mülkiyet ve ekonomik dengeler açısından belirli riskler barındırmaktadır. Bu nedenle, aşamalı bir söküm stratejisi benimsenmiştir. Kısa vadede, teknik ve ekonomik olarak uygulanabilir, imar açısından uygun olmayan ve afet riski taşıyan bölgelerin acilen tahliye edilmesi ve sökümü gereklidir. Orta ve uzun vadede ise, özellikle su ekosistemini yeniden canlandıracak bir desantralizasyon sürecine ihtiyaç duyulmaktadır.
Suyun Desantralizasyonu
2015’te gerçekleşen sel afetinde acı bir şekilde deneyimlendiği üzere Hopa Çayı kendi büyüklüğü ve sınırlarının ötesinde ona bağlanan farklı kuvvetlerdeli su akışlarının bir uzantısıdır. Ancak bu bağlantıların büyük çoğunluğunun yapılaşma nedeniyle üstlerinin örtüldüğü görülmektedir. Buradaki temel sorun küresel ekonomi politikalardaki benzer merkezileştirme yöntemlerinin Sundura Deresi’inde de su üzerinden gerçekleşmesidir. Merkezileşme enerjiyi bir yerde toplar ve güçler ayrılığını ve eşit dağılımı zedelerken ekosistemi de sadeleştirir. Bu nedenle öneri sosyal, ekolojik ve adil bir şehircilik ve bunun nüvesi olarak Hopa için desantralizasyon önerisinde bulunmaktadır. Bu nedenle, kapalı derelerin topoğrafik izlerine dayalı olarak yeniden açılması ve gün yüzüne çıkarılması önemli bir öncelik olmalıdır. Bu adımlar, yağmur suyu baskısını hafifletecek, su akışlarını dengeleyerek drenaj sistemini iyileştirecek ve ekosistemi zenginleştirecektir. Bu stratejilerin, 1/1000 ölçekli ve daha büyük imar planları ile şehircilik politikaları için temel oluşturması önerilmektedir. Orta ve uzun vadede, dere yataklarının açılması önerisi, vaziyet planında (1/1000) prensip olarak belirlenmiştir. Diğer yandan kamusal alan kullanımını olumsuz etkileyen ve afete direnci düşük yapılar için alternatif kullanım önerileri sunulmakta; bu yapılar sökülerek, içindeki programlar ve kullanıcılar için yaşam kalitesini artıracak çözümler geliştirilmesi önerilmektedir.

Otoparkların Desantralizasyonu
Sökülmesi önerilen yapılardan biri de Turan Altıntaş İş Merkezi'dir. Bu yapı, bulunduğu konum ve işlevi nedeniyle yalnızca kamusal alan kullanımını zayıflatmakla kalmıyor, aynı zamanda su akışlarını engelleyen eksi kotundaki yapılaşmasıyla ekosisteme de zarar veriyor. Öte yandan, yapının altındaki otopark alanı, bir çözüm gibi görünse de, aslında kent merkezindeki trafiği artıran temel faktörlerden biridir. Bu nedenle, sökülen yapının yerine otopark kullanımı üçte bir oranında azaltılmıştır. Ayrıca, otoparklar kent merkezi çevresine, viyadük altlarına ve kıyıya doğru yayılacak şekilde düzenlenrek daha çok merkezli bir çözüm önerilmiştir.
ONARIM: Ekolojik ve sosyal restorasyon
Önerinin stratejik ikinci adımı, Hopa’nın kentsel ekosisteminin ‘onarımı’ olup, politik ekoloji çerçevesinde ele alınmaktadır. Kentsel mekânın kalitesi, birbirine bağlı iki unsur olan ‘sosyal yaşam’ ve ‘doğal çevre’nin entegrasyonuyla doğrudan ilişkilidir. Yediklerimizi, suyumuzu, havamızı, stres seviyemizi, sağlığımızı ve en önemlisi yaşam biçimimizi belirleyen bu ilişki, Hopa özelinde büyük bir yara almış durumdadır. Hopa'nın insan ve doğa arasındaki tüm bileşenlerinin iyileşmesi için ekolojik ve sosyal restorasyon, acil bir gereklilik haline gelmiştir.
Ekolojik restorasyonun iki temel adımı, yabanileştirme ve peyzaj onarımdır. İlk adım olarak, beton bloklarla çevrelenen Sundura Deresi’nin Karadeniz’e ulaştığı delta ve toprakla temas ettiği noktalar dokunulmaz kılınarak, güçlü bir ekolojik koridor oluşturulmalıdır. Bu alan, suyun sakinleştiği, sucul bitkilerin hakim olduğu ve tatlı su ile tuzlu suyun birleştiği, biyoçeşitliliğin arttığı bir sınır yaratacaktır. Bu sınır, ekosistemin iyileşmesinin garantisi olacak bir alan sunar. Yabanileştirme süreci tamamlandıktan sonra, ikincil alanlarda bitki örtüsünü güçlendirecek peyzaj onarımları (yer örtücüler, çalılar ve ağaçlar) yapılacaktır.
Ekolojik restorasyon yalnızca doğanın yeniden canlanmasını hedeflemekle kalmaz, aynı zamanda yaşanabilir bir Hopa için de zemin hazırlar. Dere kenarları, ağaç altları, parklar ve bostanlar gibi alanlar, kentliyle doğa arasındaki bağı güçlendirerek sosyal restorasyon sürecinin hızlanmasını sağlayacaktır.
EKLEMLENME: Yeniden canlanma için olasılıklar
Hopa’da öncelikle inşa ekonomisi yerine, gündelik hayata neşe katacak adımlar atılmasına ihtiyaç vardır. Hopa Sosyal adıyla vücut bulmuş bu çağrının temelini Sosyal Koridor önerisi oluşturmaktadır. Öneri, ekolojik ve sosyal hayatın restorasyonunu destekleyecek adımlarla maviyi ve yeşili gündelik yaşamın bir parçası hâline getirmeyi amaçlamaktadır. 
Kentsel tasarım, sadece yeni ve yüksek binalar inşa etmek anlamına gelmez; bazen yeni boşluklar açmak, bağlantılar kurmak, nişler oluşturmak gibi yaklaşımlar da kentsel mekânın kalitesine önemli katkılar sunabilir. Bu anlayış, daha ekonomik ve pratik çözümler geliştirmek için de bir fırsattır. Böylece, farklı fonksiyonların ve unsurların bir araya geldiği, çok sesli bir Hopa mümkün olabilir. Sosyal, kültürel, sanatsal ve rekreatif faaliyetleri birleştiren program çeşitliliğine sahip, yaya dostu, cinsiyet, ırk ve yaş kategorilerinden bağımsız, kapsayıcı ve katılımcı bir Hopa için eklemlenmeler önerilmektedir.​​​​​​​




Sosyal Koridor
Soosyal Koridor, Hopa’nın doğal çevresiyle kentsel yaşam arasındaki diyaloğu güçlendirecek bir gündelik hayat arabulucusudur. Yarışma şartnamesinde tanımlanan 4 bölgeyi birbirine bağlamakla kalmaz temas ettiği noktalardaki gündelik hayatı zenginleştirecek şekilde kendini dönüştürür. Sosyal koridor, bir ticari bir aksa, kent akademisinin avlusuna, festival alanının etkinlik zeminine, denize uzanan bir iskeleye, kuşların su üzerindeki dansını izleyebileceğiniz bir gözlem yapısına ya da bir çocuk parkına dönüşerek, sosyal bir Hopa hayalini gerçekleştirir.
7 metre genişliğinde ve 2,3 km uzunluğunda olan bu koridor, yaya bandı, diyalog zonu, bitkilendirme, ağaçlandırma ve mobilya alanları gibi farklı kesitlerden oluşur. En uzun kenarı 1,1 km olan sosyal koridor, gündelik kullanımın yanı sıra, Hopa’lıların her gün tamamını katedebileceği bir yürüyüş yolu olma özelliği taşır. Yaya bandı, oturma/dinlenme alanları, çocuk oyun alanları, seyyar satıcılar, aydınlatma ve geri dönüşüm kutuları gibi unsurlarla donatılmış bu alan, kent merkezinde yaşam kurucu bir boşluk yaratır.​​​​​​​
Kıyı: Sosyo-Kültürel Bir Park Alanı
Her iki dolgu alanı da öncelikle yabanileştirme ve peyzaj onarımı zonlarıyla restore edilmiştir. Artifisyel müdahaleler, kıyıdan kente doğru kaydırılarak sucul habitatların etkin olduğu bir kıyı peyzajı oluşturulmuştur. Bu planlama, doğayla uyumlu bir ekosistem sunarken, kentsel yaşamla da entegrasyon sağlar. Önerilen programlar, az katlı ve hafif strüktürel yapılardan oluşarak, sosyal ve kültürel etkinliklere olanak tanıyacak bir kıyı kullanımı sunmaktadır.
Mevcut dolgu alanında, etkinlik çayırı, sanat atölyeleri, müzik ve oyun atölyeleri, yaş alanlar kulübü, yerel üreticiler ve kooperatifler için dükkanlar, yeme içme mekanları, kitabevi, cep sineması, çay evi, kolektif mutfak ve belediye çözüm merkezi gibi çeşitli mekanlar yer almaktadır. Bu unsurlar, kentliliği ve dayanışmayı artıran, kullanıcı çeşitliliğini destekleyen bir karma fonksiyonel alan yaratır. Böylece, Hopa kıyısı sadece bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal etkileşim ve kültürel paylaşımın güçlü bir merkezine dönüşmektedir.
Kent Lokantası ve Halk İskelesi
Sosyal belediyecilik anlayışının güncel örneklerinden biri olan kent lokantası sağlıkl gıdaya erişimin ve sosyal adeletin sağlanmasına katkıda bulunur. Restoran ve kafesiyle kent lokantası iskeleyle başlayan kıyı peyzajında halkın sosyalleşmesi için bir nüve olarak işlev görür.
Balık Pazarı
Halihazırda dere kenarında konumlanan balıkçılar ekolojik ve yapısal yük azaltımı stratejisi bağlamında sökülmüştür. Hopa ile karakterize olan deniz kültürünün önemli jeneratörlerindne olan bu mekanlar fonksiyonları iyileştirerek kıyıda yeniden önerilmiştir. Servis yoluna yakında konumlanan bu mekanda hem balık satışı hem de restoran hizmeti sunulmaktadır.
Hopa Kent Akademisi
Artvin kenti ve coğrafyası zengin kültürel, tarihsel, doğal nitelikleriyle birçok bilimsel araştırmaya zemin teşkil etmektedir. Bu bağlamda yeni inşa edilen dolgu alanında konumlanan Hopa Kent Akademisi’nde fiziki coğrafya ile kültürel coğrafyanın kesişiminde üniversite, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kooperatifler ve yerel yönetim gibi kurum ve kuruluşların temsil edildiği bir organizasyon modeli önerilmektedir. Kentin her kesiminden insanın kullanımına açık olan akademi bilimsel bilgiyle kadim bilgiyi bir araya getiren bir öğrenme ve deneyim mekanıdır. Akademi bünyesinde kütüphane, seminer salonu toplantı odası, çok amaçlı salon gibi programlar barındırırken sürdürülebilir kent yaşamı ve sosyal adaletin temininde rol almayı hedefler.
Spor Yerleşkesi
Modern hayatın başlıca iyileşme eylemlerinden biri sporun tüm vatandaşların gündleik hayatına girmesi oldukça önemlidir. İkinci dolgu alanının önemli bir bölümü bu programa ayrılmış olup Hopalıların hem sosyalleşebileceği hem de sağlıklarını korumalarına katkı verecek bir iyileşme atmosferi sunar. Kıyı ekosistemine usulca eşlik eden spor yerleşkesi tır parkıyla kent kıyısı arasında bir tampon bölge oluştururur.
Merkez Camii ve Yakın Çevresi
Hopa Merkez Camii ve çevresi, kent merkezinin bir uzantısı olarak, meydan karakteri taşıyan ve farklı katmanların üst üste çakıştığı zengin bir atmosfere sahiptir. Bu bölgenin iyileştirilmesi amacıyla, öncelikle bazı yapıların sökülmesi ve tadilat yapılması önerilmiştir. Camii kullanımı ile kent içi kullanım arasındaki sınırları belirlemek için, peyzaj bandıyla bir eşik oluşturulmuş ve alt meydan yaratılarak, meydanın yoğunluğu kademeli bir şekilde düzenlenmiştir.
Ayrıca, Belediye Konuk Evi ve yanındaki binaların 1. katları ile topoğrafya arasında bir bağlantı kurulmuş ve bu alan daha geçirgen hale getirilmiştir. Benzer bir düzenleme, sıra dükkanların ve Kars Caddesi üzerindeki tek katlı yapıların bulunduğu bölgede de önerilmiştir. Bu alanda, mevcut ticari kullanımlar devam edecek, ancak yapıların zemin ve üst kot ilişkisi yeniden düzenlenecektir. Böylece, meydan, topoğrafya ve park arasında güçlü bir ilişki kurulacak ve kamusal alan kullanımı zenginleştirilecektir.
Turan Altıntaş Parkı
Halihazırdaki Turan Altıntaş İş Merkezi yapısı itibariyle yaya sürekliliğini ve kent silüetini. olumsuz etkilemektedir. Yapının bodrum katında yer alan otopark, dere ekosistemine yapısal ve ekolojik bir yük oluşturmaktadır. Diğer taraftan, bu kapasitedeki bir otoparkın şehir merkezinde bulunması, trafiği azaltmak yerine artıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, uzun vadede bu yapının sökülmesi ve yerine, dere ekosistemini güçlendirecek ve kamusal kullanımı artıracak bir sosyal park yapılması önerilmektedir. Parkın, yol ile kesişen eşik noktasında, yol kenarı otoparkı da planlanmıştır. Böylece Turan Altıntaş Parkı ekolojik koridora takılan bir niş olarak sosyal yaşamı yeniden canlandıran bir alan oluşturacaktır.
Mevcut Turan Altıntaş İş Merkezi, yapısı itibariyle hem yaya sürekliliğini hem de kent silüetini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, bodrum katında yer alan otopark, dere ekosistemine yapısal ve ekolojik bir yük oluşturmaktadır. Diğer taraftan, bu kapasitedeki bir otoparkın şehir merkezinde bulunması, trafiği azaltmak yerine artıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle, uzun vadede bu yapının sökülmesi ve yerine, dere ekosistemini güçlendirecek ve kamusal kullanımı artıracak bir sosyal park yapılması önerilmektedir. Parkın, yol ile kesişen eşik noktasında, yol kenarı otoparkı da planlanmıştır. Böylece, Turan Altıntaş Parkı, ekolojik koridorun bir parçası olarak sosyal yaşamı yeniden canlandıran bir alan oluşturacaktır.
Tır Parkı
Hopa’nın kent silüetinin önemli unsurlarından biri haline gelen tırlar ve sınır ticareti, iki açıdan değerlendirilebilir. İlk olarak, kuşkusuz kent içi trafiği, otopark sorunlarını ve diğer ulaşım problemlerini tetiklemektedir. Ancak, aynı zamanda Hopa’nın ekonomisine önemli katkılar sağladığı ve hatta birçok Hopalı'nın tır sahibi olarak bu ekonominin bir parçası olduğu da bir gerçektir. Bu nedenle, tırları tamamen yok saymak ya da kentin dışına taşımak, ekonomik gerçeklerle bağdaşmaz. Bu noktada, önerilen yaklaşım bir uzlaşı yolu sunmaktadır.
İkinci dolgu alanının önemli bir kısmı, tırların dönüş yapabileceği geniş bir kavşakla birlikte otopark ve tırcıların kullanabileceği çeşitli tesislere dönüştürülmüştür. Otoparkın konumu ve büyüklüğü, kentin başlangıç noktasında olması nedeniyle bilinçli bir tercihtir. Böylece, tırlar kent ekonomisine katkı sağlamaya devam edebilirken, kentin merkezine zarar vermemiş olur. Hopalılar, tırlarını park ettikten sonra yaşam alanlarına yürüyerek, bisikletle veya toplu taşıma aracılığıyla kolayca ulaşabilirler. Bu düzenleme, tır parkı ve ticaretinin kentle olan bağlantısını koparmadan, fiziki olarak kentin içindeki yaşam alanlarını işgal etmelerini engeller.
Ancak burada unutulmaması gereken bir nokta, tır nüfusu ve parklarının aslında bir tasarım problemi değil, bir yönetim sorunu olduğudur. Bu sorunun çözümü, sadece fiziksel düzenlemelerle değil, aynı zamanda etkili bir lojistik yönetim ve planlama süreciyle mümkün olacaktır.
Trafik, Erişilebilirlik ve Ulaşım Altyapı Çözümleri
Hopa’nın kentsel problemlerinin çoğu, ulaşım ve erişilebilirlik ile ilgilidir. Bu sorunları çözmek için, Karadeniz Sahil Yolu, Hopa-Artvin Yolu ve şehir içindeki ana arterler üzerinde iyileştirmeler yapılmıştır. Sahil Yolu üzerinde, kent meydanı civarındaki kavşak daha geriye çekilerek, alandan daha fazla yer kazanılmıştır. Hopa-Artvin Yolu ise, dereden belirli bir mesafeye uzaklaştırılarak, biyofiltrasyon sistemleri, bisiklet yolları, yaya yolları ve peyzaj onarımı gibi unsurlar eklenmiştir. Uzun vadede, bu yolun imar planında olduğu kentin güneyine taşınması ve dere kenarındaki araç yollarının sökülmesi gerektiği öngörülmektedir.
Şehir içindeki ana arterler ve kılcal yollar yeniden düzenlenmiş, ışıksız kavşak çözümleriyle trafik akışı daha verimli hale getirilmiştir. Ayrıca, Sundura Deresi ve kıyı alanları başta olmak üzere, kentin tüm rekreasyon alanlarına ve şehir merkezine yaya ve bisiklet erişimini kolaylaştıracak çözümler önerilmiştir. Bu düzenlemeler, hem ulaşımı daha akışkan hale getirecek hem de kentteki yeşil alanların erişilebilirliğini artıracaktır.
Ekip 
Cengizhan Aydın [FRONTWORKSHOP]
Emre Demirtaş [TOZWORKS]
Yardımcılar 
Gülşah Güneş, Mimar
Reyhan Zilek, Mimar
Abdul Rahman Karimi, Mimarlık Öğrencisi
İbrahim Halil Gökbulut, Mimarlık Öğrencisi
Taha Elbekkar, Mimarlık Öğrencisi
Battal Bora Erdoğan, Mimarlık Öğrencisi
Back to Top